13 Ekim 2013 Pazar

Lacivert Düşünmek

Yine mavileştim bir anda, mavi soludum, mavi hissettim, mavi sevdim. Hep mavice konuştuk ben ve duygularım. Dışarıdan bakılınca ise siyahtım.
  Mavi ve siyah. En sevdiğim iki renk. Bir araya gelince lacivert olurlar, gökyüzü gibi. Gündüz mavi,  gece lacivert.
    Bu yüzden gökyüzünü  çok fazla severim. Gökyüzü ben gibi.  Gündüzleri  bembeyaz bulutlar vardı bende de. İnsanlar ne isterse onu gösterirdim. Anca hava kararınca bende kararırdım.  Lacivert olurdu tüm  benliğim, bulutlarım yıldıza dönüşür, parlardı duygularım gibi.
  Duygularım , gece; yıldız, gündüz; bulut olurlardı. Kararırdım, gündüz gösteremediklerimi gece gösterirdim. Sebepsizce kararırdım.  Ağlardım bazen, bunlar yağmurlarım olurdu. Bazen  sisli olurdum, göremezlerdi beni, görünmez olurdum.  
  Güneş doğardı  gökyüzüne,   gülümser, ısınır, benim güneşimin doğmasını beklerdim. Doğardı sonunda güneş, doğardı ve ısıtırdı gökyüzümü.  Isıtırdı yüzümü.  Sonra bir anda yağmur  başlar, ıslatırdı yüzümü.  Sırım sıklam olmuş, ama mutlu olurdum,  severim yağmurları.
  Sonra yine mutlu gibi görünme çabaları içinde beklerdim  geceyi,  lacivert olmak isterdim.   Güneşin batmasını beklerdim,  ama gerçek şu ki,  güneş batarken, sanki kalbime batardı, belki bu yüzden lacivert olurdum, kalbim kararırdı. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder